Başarı Hikayeleri

Mücahit Kaya

1- Sizi tanıyabilir miyiz?

1979 Nevşehir doğumluyum. Evli ve 2 çocuk sahibiyim. Nevşehir Endüstri Meslek Lisesi-Elektrik/Elektronik Bölümü mezunuyum. 8 yıl Nevşehir Ofis Büro ve İletişim Makineleri firmasında yönetici olarak faaliyet gösterdim. Firmada yöneticiliğin yanı sıra; satış-pazarlama, teknik servis ve teknik destek konularında da aktif rol aldım. 2015 yılında açmış olduğum Detay Ofis Malzemeleri firmasının sahibiyim.

2- Neden bir çalışan olmak yerine patron olmaya karar verdiniz?

Birikimlerimi hedeflerim doğrultusunda değerlendirerek daha büyük hedeflere ve kitlelere hitap edebilmek için kendi işimin patronu olmayı seçtim.

3- İşinizi kurarken amaçlarınız nelerdi?

Günümüzde her iş yerine büro makinelerine ve bu makinelerin teknik servis ve bakımına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda Kumluca ve çevre bölgelerinde bu hizmeti veren bir işletme bulunmamaktaydı. Bu bölgeye sektörü iyi bir şekilde tanıtarak, mükemmeliyetçi bir politika ile hizmet veren bir işletme kurmayı amaçladım. Kaliteli hizmet politikasını benimsemiş personeller yetiştirip istihdama katkıda bulunmak, kendim ve ailem için daha huzurlu bir ortam sağlamak istedim.

4- İşinizi ne kadar sermaye ile kurdunuz? Kuruluş aşamasında sermayeniz yeterli oldu mu ?

Firmamızı yaklaşık 50.000 TL sermaye ile kurduk. Tabi başlangıç için bu sermaye yeterli gelmedi. Firmamı Kosgeb Yeni Girişimci Desteğinden de faydalanarak kurdum ve  onunda yeterli gelmediği yerde ailemden destek aldım.

5-KOSGEB desteğinden bahsettiniz nasıl ulaştınız bu desteğe ?

Yakın çevreme iş yeri açmak isteğimi söylediğimde Kosgeb’den bahsettiler araştırdım. Yeni işyeri açmak isteyenlere hibe ve kredi desteği olduğunu ve Kumluca Ticaret ve Sanayi Odasında Kosgeb Temsilciliğinin açıldığını öğrendim.

6-Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), KOSGEB Temsilciliğinin yardımlarından memnun kaldınız mı?

Desteğin başvuru ve hibe alımı sürecinin her aşamasında bana yardımcı olduğu için Recep Bey’e çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok memnun kaldığımı söylemek isterim.

7- Girişimcilik hayatınızdaki en iyi ve en kötü anları bizimle paylaşır mısınız?

En iyi zamanım daha işletmeyi kurma aşamasında, çevremden böyle bir işletmenin bu bölgede gerekli olduğu bilgilerini almak ve işyeri açma konusunda bana destek olmaları. Şu ana kadar kötü bir tecrübe veya kötü bir zamanım olmadı, aksine müşteri potansiyelim gün geçtikçe artmaktadır.

8- Gelecekle ilgili ne gibi planlarınız var? İşinizi büyütmek konusunda ne düşünüyorsunuz?

Gelecek ile ilgili bölgede sektörün bilinen ve tercih edilen markası olmak. Kumluca ve çevresinde bulunan diğer ilçelerle birlikte servis ağımızı daha da arttırarak en geniş kitleye hızlı ve kaliteli hizmet ulaştırmak. Şubeler açarak her geçen gün büyüyen ve gelişen bir firma olmak. Bu büyüme doğrultusunda daha fazla istihdam sağlamak.

9- Tecrübelerinize dayanarak girişimcilikte başarı için en kritik unsurlar olarak neleri görürsünüz?

Kişilik, karakter, sağduyu ve güler yüz.

10- Heyecan dolu bir girişimci adayı için 3 tavsiyeniz neler olur?

1-Cesaret 2-Azim 3-Sabır bu maddeleri aynı sıralama ile takip etmelerini tavsiye ediyorum.

11- Eklemek istedikleriniz var mı?

Kosgeb ile ilgili soracağımız sorular ve yapacağımız işlemler için 100 km’lik yola göndermeyip kendi personelini görevlendirerek Kosgeb Temsilciliği açılmasını sağlayan  Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’na çok teşekkür ediyorum.

Saygılarımla,

 

İşletme Sahibi Mücahit KAYA

***

Mustafa Özyürek – ÖZYÜREKSAN

Çiftçinin ‘Don’ Derdi İlkokul Mezunu Demir Ustasını Kaşif Yaptı

Antalya’da serasında ‘don’ sıkıntısı yaşayan ilkokul mezunu demir ustası Mustafa Özyürek, serasına kendi yapıp kurduğu otomasyonlu ısıtma sistemine çiftçilerin ilgi göstermesi üzerine makinenin seri üretimine başladı. Özyürek, Antalya’da 170 bin çiftçiden oluşan pazarın tek hakimi durumuna geldi.

Yaklaşık 25 senedir baba mesleği demircilikle uğraşan 49 yaşındaki Mustafa Özyürek, 2012 yılında mevcut tarım arazisini değerlendirmek için sera kurarak demirciliğin yanı sıra çiftçilik yapmaya başladı. Çiftçilerin her kış soğuk havalarda yaşadığı don olayına iki kış boyunca maruz kalan Özyürek, ürünlerini korumak için sayısız don nöbeti tuttu. Yaşadıkları canına tak eden ilkokul mezunu Özyürek, don nöbetini sona erdirmek için bir otomasyonlu ısıtma sistemi kurma kararı aldı. Hemen kolları sıvayan Özyürek, projesini çizdiği makinenin yapımı için teknik ekip kurdu. İçlerinde 22 yaşındaki ortaokul mezunu oğlu Ahmet Özyürek ile kadınların da bulunduğu 6 kişilik ekiple projesini tamamlayan Özyürek, bunu Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası KOSGEB Temsilciliği’ne sundu. KOSGEB’ten onayı alıp hibe desteği de alan demir ustası, ekibiyle birlikte kolları sıvayarak otomasyonlu ısıtma sistemini tamamladı. Tamamladığı sistem cihazına ÖZYR-70 adını veren Özyürek, Türk Patent Enstitüsü faydalı model belgesi ve Gıda Tarım Bakanlığından zirai kredilendirme belgesi almaya hak kazandı.
Aşırı soğuk ve nem oranını 30 saniyelik periyotlarla ölçen ve çiftçiye alarm verip otomatik devreye giren ısıtma sistemi bulunan makinenin çiftçiyi oldukça rahatlatacağını belirten Özyürek, çiftçilerin makineye oldukça rağbet gösterdiğini ve ayda 100’ün üzerinde ürün sattığını söyledi. Makinenin fiyatının 6 bin lira olduğunu aktaran Özyürek, çiftçilerin artık sera içerisinde herhangi bir don tehdidiyle karşılaştığında sabahlara kadar nöbet tutmak zorunda kalmayacağını, aynı şekilde nem tehlikesinden de etkilenmeyeceğini söyledi. Öztürk ayrıca, geliştirdiği makine sayesinde yine çiftçilerin yakıt yönünden büyük avantaj sağlayacağını vurguladı.

“İlkel şartlarda don beklemek yoruyordu”
Makineyi yapmaktaki amacının para kazanmaktan ziyade çiftçilerin derdine derman olmak olduğunu belirten Özyürek, don olaylarında sabaha kadar nöbet tuttuğunu anlattı. Özyürek, “Kışın çiftçi tabiriyle don gecelerinde sabaha kadar uyumadan seralarımızda don bekledik. İlkel şartlarda don beklemek bu sefer bizi yordu. Gece sabaha kadar uykusuz kalınca sabah işe kalkamıyorsun. Dedik ki bunu otomasyon sistemli bir cihaz yapalım, kendisi donu beklesin, biz sadece 5-6 saatte bir kontrol amaçlı seralarımızı gezelim. Çiftçilere de faydalı olalım diye başladık ve derken makinemizin bu kadar geniş bir kitleye hitap edeceğini bilemedik. Dolayısıyla imalat sürecine girdik, üretimi hızlandırdık. CNC-PNC makineler alarak parkurumuzu güçlendirdik. Daha sonra makinemi resmiyete döktüm. Üniversite test raporlarını aldık, arkasından patent enstitülerinden ilgili patent belgelerimizi aldık” dedi.

“Yüzde 70’e varan yakıt avantajı sağlıyor”
Yaptığı buluşa ÖZYR-70 ismini veren Özyürek, çiftçilerin bu durumdan oldukça memnun olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Saatte 9 kilogram kömür yakıp, aşağı yukarı 10-12 saatlik don diliminde de ortalama 80-100 kilogram aralığında bir kömür yakıtı yakıyor. Enerji sarfiyatı ise çok düşük. Maksimum güçte 2 KW’yı bulmayan bir enerji yakmakta. Makine, içeride ürettiği ısıyı homojen olarak sera içerisine yaymakta. Sadece ısıtma değil, neme duyarlı bir kabiliyeti daha var. Serada hasat esnasında ve don olmayan gündüzlerde oluşan nemi parçalıyor. Bu da çiftçiye büyük büyük bir avantajdır. 10 metre uzaklığı alan ısı ve nem sensörü bulunmakta. Cihaz kendi içerisindeki ısıyı da ölçmekte. Makine her 30 saniyelik dilimler aralılığında kendisini kontrol ederek ne yapması gerektiğini verilen komutlar doğrultusunda hareket etmekte. Çiftçi bu cihazı kullanırken önce dona kaç derecede girmesine karar vermeli. Dolayısıyla seranın içerisini 3 derece arttırdıktan sonra makine otomatik olarak rejime giriyor ve istirahata giriyor. Bu da çiftçinin yakıt sarfiyatını önlemiş oluyor hem de elektrik sarfiyatını engelliyor. Örneğin 100 kilogram bir kömürle sobada 500 metrekare yer ısıtılırken, bu cihazda bin 500-2 bin metrekare alan ısıtılıyor. Bu da çiftçiye donun şiddetine bağlı olarak yüzde 60-70 arasında bir yakıt avantajı sağlıyor” şeklinde konuştu.

“Babam kalem ve cetvelle çizdi, ben de daha ileriye taşıyacağım”
Dede ve baba mesleğini sürdürmek için ortaokula kadar okuyan Ahmet Özyürek de, kendisinin de çiftçiliğin zor yanlarını gördüğünü söyledi. Eğitimine dışarıdan devam ettiğini belirten Özyürek, babasından kalan yeni makineyi geliştirmeyi hedeflediğini söyleyerek, “Okumayı düşündüm ama belirli bir yere kadar düşündüm. Babam ilkokul mezunu, böyle olmasına rağmen 20’yi geçkin makine yaptı. Tamamen projesini kendisi çizdi. Cetvelle, kalemle çizdi. Okusam 30 yıl sonra bu iş yerine gelmiş olacağım, o zaman da bu kaynak işini yapamam, sadece bu işin okumuş kısmında kalırım, el becerim zayıf kalır diye eğitim hayatımı dışarıdan devam ettiriyorum. Babam böyle bir icat bıraktı, bunu daha ileriye taşıyabilirsek ne mutlu bize. Tabii bunun daha üstünü yapmak için Allah’ın izniyle mücadele edeceğim” ifadelerini kullandı.

“Nöbeti bıraktık, ürünlerimiz bu makineye emanet”
Makineyi test edip serasına kurduran çiftçilerden 56 yaşındaki Şaban Uçak ise, cihazdan oldukça memnun olduğunu dile getirdi. Ürünlerinde artış gerçekleştiğini ve yakıt olarak da tasarruf yaşadığını belirten Uçak, “Kömürü koyup içine ayarını yaptıktan sonra evimize gidip yatıyoruz, rahat ediyoruz. Eski odun sobalarında az bir yer ısıtıyordu, bunda her yerine yayıldığı için verim her yerde aynı. Ürün zafiyeti yaşıyorduk, bunda yaşanmıyor. Yakıtta ise odun pahalı, kömür ekonomik oluyor. Gecede 100 kilo kömürle sabahı ediyoruz, maddi yönden de avantajlı. Şimdiden sonra ürünlerimiz bu makineye emanet” dedi.